17.01.2026
Yeni yılın gelmesiyle birlikte, macera tutkunu motosiklet sürücüleri olarak yeni yolculukların hayalini kurmaya başladık. Eğer siz de bizim gibi, uzun yollardan uzak kaldığımız bu kış aylarında bu yolculuk hayalleriyle yaşıyorsanız, sizin için hayallerinizi ateşleyecek bazı önerilerimiz var.
Alışılmış rotaları unutun. Yurt dışında keşfetmenizi bekleyen yeni rotalarla karşınızdayız!

Geçmişte gezginlerin pek de hoş olmayan anekdotlarla andığı Arnavutluk’ta işler çok değişti. Son yıllarda ülkenin turizm alanında yaptığı atılımlar sayesinde Arnavutluk, gezginler için güvenli ülkelerden biri haline geldi. Ülkenin coğrafi çeşitliliğini de düşününce Arnavutluk’un kısa süre içinde bir motosiklet cennetine dönüşeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Arnavutluk’ta SH71, SH20 ve SH5 gibi yollar; asfalt kalitesi ve müthiş manzaralarıyla motosiklet sürücülerine İtalya’nın yollarını aratmayan bir deneyim sunuyor. Ayrıca Durres, yakınlardaki Kotor ya da Budva gibi kentlerde, motosiklet yolculuğuna deniz kenarı molası eklemeniz de mümkün.
Kültürel olarak bize oldukça yakın olan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından vize istemeyen ve Avrupa’nın birçok ülkesine göre son derece ekonomik olan Arnavutluk, 2026 yolculuk planlarınız içinde kesinlikle yer almalı.

Türkiye’deki birçok motosiklet tutkunu için Yunanistan genellikle bir geçiş rotası olarak kullanılıyor. Motosikletle Yunanistan’a gidenler de genellikle ülkenin kuzey ve orta kesimlerindeki rotaları tercih ediyorlar. Ancak Yunanistan’ın gerçek motosiklet rotalarının büyük bir bölümü, ülkenin güney kısmında yer alan Mora Yarımadası’nda.
Mora Yarımadası, kalabalıklardan uzak, bambaşka bir Yunanistan tecrübesi yaşayabileceğiniz bir bölge. Özellikle yarımadanın iç kesimlerindeki rotalarda Yunanistan’ın bakir kalmış köylerinde zaman yolculuğuna çıkabilirsiniz.
Bu bölge doğal olarak arkeoloji tutkunları için de bir hazine. Başta, Antik Yunanistan döneminde olimpiyat oyunlarının düzenlendiği Olympia Arkeolojik Alanı olmak üzere birçok antik kenti ve arkeolojik alanı bu rota üstünde ziyaret etmeniz mümkün.

Son yıllarda Gürcistan, ekonomik seyahat olanakları sunması ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından vize istememesi nedeniyle motosiklet tutkunlarının radarına girdi. Ancak genellikle Batum ve Tiflis rotalarının ötesine pek geçilmiyor. Gürcistan’ı daha fazla keşfetmek isteyenler için bazı önerilerimiz var.
Ülkenin kuzeybatı bölümünde yer alan Svaneti bölgesi, hem doğal güzellikleri hem de tarihi değerleriyle keşfedilmeye değer. Batum’dan Mestia’ya doğru uzanan yol, genellikle iyi olan asfalt kalitesi ve yol üstündeki tarihi kuleleriyle ön plana çıkıyor.
Motosiklet tutkunları için önemli olan diğer bir bölge ise, Tiflis’İn hemen kuzeyinde yer alan Kazbegi bölgesi. Tiflis’ten Stephansminda kasabasına giden yol yüksek rakımlı ve bol virajlı. Ancak bu yol, Rusya’da Vladikavkaz’a giden sınır yolu olması nedeniyle trafik biraz fazla olabiliyor. Ama treking ya da hiking gibi doğa sporlarına meraklıysanız, bu bölgede birkaç gün konaklayıp bölgeyi keşfetmenizi öneririz.

Eğer gerçekten uzağa gitmek ve bambaşka bir seyahat tecrübesi yaşamak istiyorsanız, o zaman bize hem çok uzak hem de çok yakın Fas, sizin için önerimiz.
Okyanus kıyılarından Atlas Dağları’nın kıvrımlı yollarına, oradan da Sahra Çölü’nün sessizliğine uzanan Fas rotaları, motosikletle benzersiz gibi tecrübeye dönüşüyor. Fes, Meknes ve Marakeş gibi tarihi şehirleri keşfedebilir, Fas mutfağının derinliklerine inebilir ve motosikletinizle ülkenin turistik alanlarından uzaklaşarak Fas’ın kalbine bir yolculuk yapabilirsiniz.
Yazımızın başında belirttiğimiz gibi, kış aylarında motosiklet yolculuklarına çıkamıyoruz. Bu yüzden şimdilik yapabileceğimiz en iyi şey, motosiklet yolculukları için planlar yapmak. Haritanızı açın ve size vermiş olduğumuz bu rotaları incelemeye başlayın. Yolculuk hayallerinizi 2026’da gerçeğe dönüştürün.
Aprilia Blog